|
8 Temmuz 2006 Cumartesi / 11:00 Panel: "Rıfat Ilgaz"ın Şiiri"
Enver Ercan (Şair - Yazar - Türk Yazarlar Sendikası Genel Başkanı) / Mustafa Köz (Şair) / B.Sadık Albayrak (Yazar)
(Yer: Belediye Sahil Düğün Salonu)
8 Temmuz 2006 Cumartesi 13:30 Doğaçlama Çocuk Tiyatrosu: "Kumdan Betona ve Cideli Çocukların Öyküsü"
Emel Dinseven - Belgin Türkyılmaz (Katılmadı / Yerine soldaki iki bayan katıldı) - Sadık Albayrak
(Yer: Belediye Sahil Düğün Salonu)
8 Temmuz 2006 Cumartesi 15:30 Panel: "İran: Bölgedeki Mayın"
Mustafa Balbay (Yazar)
(Yer: Belediye Sahil Düğün Salonu)
M. Balbay, aşağıda yer verdiğimiz Cumhuriyet'te 07.07.2006 günü yayımlanan haritalar üzerinde gazetede çıkan haberini açtı özellikle; Balkanlarda oynanan oyunun ortadoğuda da aynen sahnelenmeye çalışıldığını vurgulayarak "Anadolunun Birliği" olmadan "Avrupa Birliği" ortaklığımızın olamayacağını belirtti. Panel sonrası da açıkhavada kitaplarını imzaladı.
Yazıya ek olarak büyük Ortadoğu bölgesine ait, biri bugünkü, diğeri de gelecekteki olası ve olması gereken sınırları gösteren iki harita sunuluyor. Irak üçe bölünüyor. Büyük bir Kürt devleti öngörülüyor.
ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde, istikrar için sınırların değiştirilmesi öngörülüyor
'Ortadoğu yeniden çizilsin'
ERGİN YILDIZOĞLU
____________________________________________________________________
Gül'le Rice, ortak vizyon belgesine imza atarken, emekli albay Ralph Peters, AFJ'deki yorumunda Türkiye'yi kaybedenler arasına kattı. Ortadoğu'da istikrarsızlığın en önemli nedeninin Avrupalıların kendi çıkarları doğrultusunda çizdikleri sınırlar olduğunu savunan Peters'a göre, yeni sınırlar azınlıkların durumu gözetilerek çizilmeli.
********
LONDRA - ABD ve Türkiye Dışişleri bakanlarının, birbirlerinin çıkarlarını gözeteceklerini vurgulayan bir ortak strateji belgesine imza attıkları hafta, Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde (Armed Forces Journal-AFJ) yayımlanan bir yorum, önümüzdeki yıllarda, Ortadoğu'da istikrarın sağlanabilmesi için sınırların yeniden çizilmesi gerektiğini, bu süreçte, birçok ülkenin yanı sıra Türkiye'nin de kaybedenler arasında yer alacağı yönünde bir öngörüde bulunuyordu.
20'den fazla yayımlanmış kitabı ve yüzlerce yayımlanmış makalesi olan, emekli albay Ralph Peters AFJ dergisindeki yazısında, Ortadoğu'da istikrarsızlıkların en önemli nedeninin, Avrupalıların kendi çıkarları doğrultusunda, gelişi güzel çizdikleri sınırlar olduğunu savunuyor. Peters, bu sınırların bölgedeki azınlıkların durumu göz önüne alınmadan yeniden çizilmedikleri taktirde bu istikrarsızlıkların sonu gelmez diyor.
Yazıda Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta yaşayan, nüfusları 27-36 milyon arasında olduğu hesaplanan Kürtlerin bağımsız bir devlet sahibi olması gerektiğine özellikle vurgu yapıldıktan sonra, bu ''Bulgaristan'dan Japonya'ya kadar uzanan bölgede en Batı yanlısı ülke olacaktır'' deniyor.
'İşgal edilmiş bölge'
Peters'e göre, Türkiye'deki Kürtlerin yaşam koşullarında son yıllarda az da olsa iyileşme gerçekleşmiş olsa da, son gelişmelerden sonra, ''Türkiye'nin beşte birini oluşturan doğusunun işgal edilmiş bir bölge olarak görülmesi gerekiyor'' .
Yazar, İsrail'in de 1967 sınırları öncesine çekilmesinin istikrarın sağlanması için mutlaka gerekli olduğunu vurguladıktan sonra, Suudi Arabistan'ın Mekke üzerindeki yönetim tekelinin bir başka çok önemli sorun olduğuna dikkat çekiyor. Peters'a göre Mekke'nin Vahabilerin denetiminden alınıp, dünyadaki diğer Müslüman grupların ortak ve rotasyonlu yönetimine verilmesi bir ''Süper Vatikan'' yaratacak, çok yararlı bir tartışma ortamı oluşmasına olanak sağlayacak.
Irak üç parçaya bölünüyor
Amerikan Ordusu Harp Akademisi tarafından çıkarılan Parameters dergisinde strateji konularında yazılar yazan, New York Post gazetesi köşe yazarlarından, bu yıl bir analizi şubat ayında muhafazakâr The Weekly Standart'a kapak olan Peters, yazısına ek olarak Büyük Ortadoğu bölgesine ait, biri bugünkü diğeri de gelecekteki, olası ve olması gereken sınırları gösteren iki harita sunuyor.
Bu haritalarda, Irak'ın üçe bölündüğü, Türkiye, Suriye, Iran, Pakistan, Suudi Arabistan'ın büyük ölçüde toprak yitirdiği, buna karşılık, İran, Irak, Suriye, Türkiye'den kopan parçalar üzerinde büyük bir Kürt devletinin, Suudi Arabistan'da Mekke ve Medine'yi içine alan bir kutsal İslam devletinin, İran'da bağımsız bir Belucistan'ın oluştuğu, Afganistan'ın, Azarbeycan'ın Ürdün'ün, Yemen'in, diğer bir değişle Amerika'nın kimi yakın müttefiklerinin topraklarını genişlettiği görülüyor.
Ralph Peters'in bu yazısının 1863'ten bu yana kesintisiz yayımlanan Army Forces Journal'da yer almış olması, Pentagon koridorlarında, nelerin tartışıldığına ve geleceğe ilişkin hangi öngörülerin ciddiye alındığına, hangi planların yapılmakta olduğuna ilişkin önemli ipuçları veriyor.
Cumhuriyet, 07.07.2006
****
GÜNDEM / MUSTAFA BALBAY
ABD'nin Bölge Haritası-1: Kürtlere Kan Vaadi!
____________________________________________________________________
ABD Silahlı Kuvvetler dergisinde yayımlanan yeni Ortadoğu haritası ve haritanın yorumu, yeni bir yorum gerektirmeyecek kadar açık.
Soğuk Savaş'ın bitmesinin ardından dünyanın tek kutup merkezi olmayı hedefleyen ABD'nin bölgemizdeki haritaları yenilemeye niyetli olduğunu yıllardır yazıp çiziyoruz. Konuya ilişkin konferanslarda buna vurgu yapınca insanların yüzünde değişiklikler hissederim... Kimileri, kaygıyla başını sallar... Kimileri ''acaba'' gibilerden donuklaşır... Kimileri, işin o noktaya varmasının güç olduğunu ima eden bir ifade takınır... Böylesi durumlarda şakayla karışık seslenirim:
''Arkadaşlar, ben bu konularda kitapsız biri değilim... Balkanlar'ı dolaştım; Bal-kan-lar, diye yazdım... Hem bal tadının hem kan kokusunun keskin olduğu bir coğrafya... Orta Asya'ya gittim; Orta-daki Asya Ülkeleri diye yazdım... Irak'a gittim; Kerbela, Kerbela'ya dönmüş, diye düşündüm...''
Sözün özü görünen harita kılavuz istemiyordu... Son haritanın ABD'nin Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde çıkması, haritanın yorumunu da Ergin Yıldızoğlu 'nun anlatımıyla 20'den fazla yayımlanmış kitabı ve yüzlerce makalesi bulunan emekli albay Ralph Peters 'in yapması bir kez daha durup düşünmeyi gerektiriyor.
Ben de haritaya ilişkin gözlemlerimi, birkaç bölümde ve yazıda aktarmaya çalışacağım...
***
Haritanın Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren boyutu, ''Özgür Kürdistan'' ın sınırlarına ilişkin. Türkiye, Suriye, Irak ve İran'dan topraklar alınıyor ve Kürtlere veriliyor. Kürtler, Karadeniz'den kıyıya açılıyor. Demek ki, Akdeniz olmadı Karadeniz verelim, dediler.
Akdeniz niye olmadı?
Bizce orada ayrı bir harita var!
ABD'nin dost ve müttefik ülkelerle ilgili 21. yüzyıl stratejisi şu:
1- Bu ülkeleri kopmaz bağlarla yanımızda tutalım.
2- Bu ülkelerin bölgesinde güçlenip bizim politikalarımızı etkileme, karşı çıkma noktasına gelmesine izin vermeyelim.
Son olarak Dışişleri Bakanı ' ABD'ullah Gül 'le ABD Dışişleri Bakanı 'Condi' nin ilan ettiği stratejik ortak vizyon belgesinde de yer aldığı gibi ABD, Türkiye'yi bölgedeki tüm politikalarında kullanabileceği kaldıraç olarak görmek istiyor. Bunu yaparken de ''dostça'' ''küçültmeyi'' planlıyor!
***
7 Temmuz Cuma günü Cumhuriyet'in manşetten yayımladığı haritaya bir başka gözle bakınca şu yorumu da yapabiliriz:
Yeni mayınlı bölgeler oluşturulmuş!
Bu mayınların tam ortasında da Kürtler var. Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta yaşayan Kürtler ''Özgür Kürdistan'' ın kurulmasıyla ortak bir devlete sahip olacak.
Bu durumda topraklarını kaybeden ülkeler ne yapacak?
ABD bir güzel oturmuş, emek harcamış, harita yapmış, kırmayalım, gereği neyse yapalım mı, diyecek...
Bunu demeyecek, doğal bir refleksle kendisini korumak isteyecektir. Bu durumda da bölgede daha çok kan dökülecektir. İran, Suriye, Türkiye yönetimi bu sorun etrafında yakınlaşacaktır. Bunun devamında belki de en çok zarar gören Kürtler olacaktır. Haritanın zora girmesiyle Kürtleri ilk satan da (tarihte olduğu gibi) Amerika olacaktır!
Bu harita Kürtlere devlet değil, kan vaat ediyor!
Haritanın Irak'a ve Araplara yansımasını yarına bırakalım...
ankcum@cumhuriyet.com.tr
Cumhuriyet 10.07.2006
***
GÜNDEM / MUSTAFA BALBAY
ABD'nin Bölge Haritası-2: H-Arap Dünyası!
____________________________________________________________________
ABD Silahlı Kuvvetler dergisinde yayımlanan yeni Ortadoğu haritasının Irak ve güneyine ilişkin bölümünün özeti şu:
Artık Arap yok; Şii var, Sünni var, mezhepler var, azınlıklar var...
Haritanın yorumcusu Ralph Peters , yazısının Irak paragrafında aynen şöyle diyor:
''...Birbirine uymayan parçaların bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu ucube devlet derhal üçe bölünmeliydi...''
Belki derhal değil ama, usul usul bunu yapmaya çalışıyorlar. Irak'ın Devlet Başkanı Celal Talabani , Irak'ın kuzeyindeki hükümetin başında Barzani var. Son alınan kararla, Araplar Kuzey Irak'a girerken bir çeşit vize almak zorunda kalacak.
Gül 'le Rice 'ın ABD'de açıkladıkları stratejik ortak vizyon belgesinin Irak tümcesi şöyle:
''Birleşik Irak'ta istikrarın, demokrasinin ve refahın teşvik edilmesi...''
Bugünkü haritaya bakarsak, Irak zaten birleşik! Anlaşılan ABD, önce bölünmeyi kafalara yerleştirecek, sonra birleşme için çaba harcayacak. Parçalı Irak haritasının Gül ABD'de iken kamuoyuna yansıması; stratejik ortaklığın, affedersiniz kaderin cilvesi olsa gerek!
Ülkeleri ayırarak birleş demek şu olsa gerek:
Bir leş!
****
Irak'ı Kürt devletinden sonra, Şii-Sünni diye ayrıca ikiye bölenler şunu ikinci plana itiyor:
Iraklıların yüzde 75'i birinci kimlik olarak bağlı olduğu aşireti görüyor. Öyle aşiretler var ki, bir bölümü Şii, bir bölümü Sünni... Bu durumda ne olacak?
Gelecekteki yeni iç gerginliklerin tohumu hazırlanmış olacak. Gerektiğinde ayrılıklar için özel olarak hazırlanmış verimli topraklara serpilecek!
Iraklı Şiilere bir iyilik daha yapmışlar, Suudi Arabistan ve İran topraklarından bölümler vermişler. Böylece İran ve Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi kıyısındaki toprakları çok büyük ölçüde azalmış.
Bu durumda İran herhalde şöyle düşünecek:
Kürtlere bir miktar toprak verdik, şimdi Şiilere vermezsek gönül koyarlar. Basra kıyılarımızın bir bölümü onlara feda olsun!
Kara mizah bir yana böyle olmayacağına göre; Basra'nın etrafında da yeni ateş çemberleri hazırlanıyor, demektir.
Suudi Arabistan'ın güneydeki topraklarının bir bölümünün Yemen'e verilmesi, Mekke ve Medine'de de Kutsal İslam Devleti'nin kurulmasının öngörülmesi şöyle özetlenebilir:
ABD, Suudi Arabistan'ı gözden çıkarmış!
Faysal ailesine ''fay sal'' mış, bu fay hatlarında usul usul enerji biriktirmeye başlamış!
****
ABD'nin Arap dünyasıyla bu kadar rahat oynamasının bir nedeni şu:
Bugünkü yöneticilerinin çoğunu kendisi seçti, kendisi yetiştirdi, kendisi destekliyor!
Buna dayalı olarak da istediği an düşürebileceğini düşünüyor. Suudi Arabistan ve onun etrafındaki küçük ülkeleri yöneten aileler çocuklarını küçük yaşta ABD ya da İngiltere'ye gönderiyorlar. Orada bir güzel eğitiliyorlar, yoğruluyorlar; 30'lu yaşlara gelince de yönetmek üzere ülkelerine dönüyorlar!
Dünyayı daha çok kendi içindeki yarıştan ibaret sayan Arap ülkelerini hiç de tatlı olmayan bir gelecek bekliyor. Sovyetler Birliği döneminde ABD'nin işine gelen; Arap milliyetçiliğiydi... Şimdi bunun bütünleştirici olduğunu düşünüyor ve mezheplere, ailelere bölüyor...
Arap dünyası bu gidişe uyanıp ortak bir bakış sergileyebilirse, ne âlâ...
Sergileyemezse?
Harap dünyasına hoş geldiniz!
Cumhuriyet 11.07.2006
***
GÜNDEM MUSTAFA BALBAY
ABD'nin Bölge Haritası-3: Hazar Mezar Olmasın!
____________________________________________________________________
Bugün ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde yayımlanan haritanın kuzeydoğu kısmına yakınlaşalım. Haritaya Hazar çevresinden bakalım...
Genel haritalarda pek belli olmaz ama; Hazar, Karadeniz'den büyüktür. Kapalı bir deniz olması nedeniyle halen uluslararası statüsü tartışmalı. Hazar'ı çevre leyen 5 ülke; Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, İran ve Azerbaycan, Hazar deniz mi yoksa göl mü, anlaşamıyor!
Deniz sayılırsa, ortasındaki bölge uluslararası sulara girecek; göl kabul edilirse, kıyıdaş ülkeler tarafından bütün Hazar pay edilecek. Anlaşmazlığın nedeni Hazar'ın üstünden çok dibi. Yeryüzünde bilinen petrol rezervlerinin yüzde 18'i Hazar ve çevresinde... ABD, Hazar'ı sadece Hazarlılara bırakmamak için şu aşamada bölge ülkelerinin anlaşamamasından memnun!
Anlayacağınız, Hazar'ın dibi yok!
Hitler , 2. Dünya Savaşı'nda Moskova üzerine yürürken asıl hedefi Hazar idi. Burada petrol yataklarına ulaşacak ve gücüne güç katacaktı.
ABD, Hazar'la Karadeniz arasındaki bugünkü sınırlardan pek memnun değil. Malum haritada bunun da yenilenmesi öngörülüyor. ABD'li stratejistlere göre, Hazar'la Karadeniz arasındaki 600 kilometrelik çizgide 200 kadar dil konuşuluyor. Onlara göre bu dağılım, 50 devlete gebelik edebilir!
***
Harita, İran'ın Hazar kıyısındaki topraklarının bir bölümünün Azerbaycan'a verilmesini öngörüyor. Azerilerin ''dünyada en çok Azerinin yaşadığı Bakû'dan sonraki ikinci büyük kent'' dediği Tebriz ise Kürtlere veriliyor.
Böylece bir taşla üç kan dökülecek!
İran ile Azerbaycan'ın arası açılacak...
Azerilerle Kürtler Tebriz'i paylaşamayacak...
Türkiye ile sınır topraklarının büyük bölümünü ''Özgür Kürdistan'a'' kaptıran İran, Kürtlere de düşman olacak...
Arada Ağrı Dağı da Ermenistan'a verilecek...
İran bugün, Azerilerin dikkatini İran içindeki Azerilere çevirmemesi için Ermenistan'ı destekliyor. Azerbaycan topraklarının beşte birini oluşturan Dağlık Karabağ'ı işgal eden Ermenistan'ın önemli çıkış yerlerinden biri İran.
İran'ın bütün dikkatini Hazar ve Basra kıyılarında tutmak olmaz. Bir başka yerden de iğnelenmeli ki, savunma gücü iyice zayıflasın... Bunun için İran'ın Hint Okyanusu'na açılan bölümünden bir miktar toprakla, Pakistan'dan alınan bir bölüm ''Özgür Belücistan'' olarak tarih sahnesine çıkacak.
Böylece Pakistan da Afganistan operasyonunda ABD'ye verdiği desteğin ödülünü almış olacak!
***
Harita, Ortadoğu eksenini kapsadığı için Hazar'ın üst kısmıyla ilgili ''özel çalışmaları'' içermiyor.
Kafkaslar'ın kendi içindeki dil zenginliğini barış fakirliğine çevirmek isteyen ABD'nin bu yöndeki haritaları bugün gün ışığına çıkarılmıyor... Ancak Balkanlar'daki parçalanma senaryolarının 1970'lerde yazılmaya başlandığı dikkate alınırsa, Kafkaslar'da nelerin hesaplandığını öngörmek zor değil...
Haritaya göre Türkiye, Kafkas coğrafyasından büyük ölçüde koparılmış oluyor ama, Türkiye'nin bu bölgeyle bir dizi ortak bağları var. İran içindeki Azerilerin olası bir karmaşada yönünü ne tarafa döneceğine ilişkin senaryoların da çok zengin olduğunu vurgulamadan geçmeyelim! Kim bilir, belki de Türkiye'deki ''turan'' cıları İran'a doğru ''to run'' diye koşturtacak bir proje bile düşünüyorlardır...
Pazartesi günü Kürtler, önceki gün de Arap dünyası için altını çizdiğimiz kanlı tablonun Hazar bölümü de biraz pazar, biraz mezar kokuyor!
Türkiye'nin haritayı genel olarak nasıl okuması gerektiği konusunu da yarına bırakalım...
ankcum@cumhuriyet.com.tr
Cumhuriyet 13.07.2006
|